SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

Yokluk…

Yokluk bir kelime değildir aslında. Bir cümle hiç değildir. Yokluk; gecenin en uzun saatinde hastane koridorunda otururken, soba niyetine nefesini avuçlarının içine üflemektir. Yokluk; cebinde para olmadığı için değil, kalbinde üşüyecek kadar umut kaldığı için acıtandır. Bunu yaşamayan bilmez. Bilen de kolay kolay anlatamaz. Adana sokakları bugün yine sıcaktır belki ama bazı insanlar için bu şehir, ayazın adıdır. Seyhan Devlet Hastanesi’nin acil servisi…  Kimi bir yakınının başında, kimi kendi yarasıyla, kimi sadece hayata tutunmak için oradadır. Banklarda oturanlar, beton zemine yaslananlar, gözleri kapalı ama uykusuz insanlar…  Hepsi aynı soruyu sorar sessizce: “Bu gece geçecek mi?” İşte tam o anlarda, insanın içini ısıtan şey kalorifer değildir. Bir tas çorbadır. Bir ekmektir. Bir tebessümdür. Kadim bir hikâye vardır bu topraklarda: Taş Çorba. Hani herkesin elinde bir taş vardır ama kimse tencereyi ateşe koymaya cesaret edemez. Ta ki biri çıkıp “Ben başlıyorum” diyene kadar… Adana’da o cesareti gösteren yürekler var. Bu şehrin kazananı, kazandığını bu şehirde harcayanları… Gösterişsiz, sessiz, reklamdan uzak hayırseverleri… Ve o gecelerden birinde, Seyhan Devlet Hastanesi Acil’in önünde, kepçeyi eline alan bir adam vardı:  Adil Satan, var. Büyükşehir Belediyesi mesainden sonra, yanında halkın içinden ekibiyle Önünde kaynayan kazan… Ama asıl kaynayan şey, merhametti. Bir kepçe çorba uzattı birine. “Buyur abi, için ısınsın” dedi. Çorba sıcak değildi sadece, insan yerine konmanın sıcaklığıydı o. Bir başkasına ekmek verdi. Bir çocuğun başını okşadı. Bir yaşlının duasını sessizce aldı. O an anlaşıldı ki, hayırseverlik sadece vermek değildir. Köprü olmaktır. Kazanan ile yokluğu iliklerinde hisseden arasında kurulmuş görünmez bir köprü… O köprüden geçen herkes kazanır. Alan da, veren de. Allah bu kadim şehrin hayırseverlerinden razı olsun. Paylaşmayı bilenlerin sayısını artırsın. Bir tas çorbayı, bir lokma ekmeği, bir tebessümü çoğaltsın. Çünkü yokluk geçer… Ama merhamet kalır. ŞİİR Dİ BİR TAS ÇORBA Bir kazan kaynar gecenin ortasında Ne taş var içinde Ne de et İçinde insan var, İçinde dua var. Bir kepçe iner karanlığa Bir el uzanır soğuğa Bir çorba değil bu Bir “yalnız değilsin”dir. Hastane duvarları şahittir Titreyen dizlere Isınan kalplere Ve sessizce edilen “Allah razı olsun”lara. Bir ekmek bölünür Gece ikiye ayrılır Biri yokluk Biri umut olur. Ey Adana Ey taş çorbanın şehri Merhamet sende kazan Paylaşan sende zengin.
Ekleme Tarihi: 24 Ocak 2026 -Cumartesi

Yokluk…

Yokluk bir kelime değildir aslında.

Bir cümle hiç değildir.
Yokluk; gecenin en uzun saatinde hastane koridorunda otururken, soba niyetine nefesini avuçlarının içine üflemektir.

Yokluk; cebinde para olmadığı için değil, kalbinde üşüyecek kadar umut kaldığı için acıtandır.
Bunu yaşamayan bilmez.
Bilen de kolay kolay anlatamaz.

Adana sokakları bugün yine sıcaktır belki ama bazı insanlar için bu şehir, ayazın adıdır. Seyhan Devlet Hastanesi’nin acil servisi… 

Kimi bir yakınının başında, kimi kendi yarasıyla, kimi sadece hayata tutunmak için oradadır. Banklarda oturanlar, beton zemine yaslananlar, gözleri kapalı ama uykusuz insanlar… 

Hepsi aynı soruyu sorar sessizce:
“Bu gece geçecek mi?”
İşte tam o anlarda, insanın içini ısıtan şey kalorifer değildir.
Bir tas çorbadır.
Bir ekmektir.
Bir tebessümdür.
Kadim bir hikâye vardır bu topraklarda: Taş Çorba.
Hani herkesin elinde bir taş vardır ama kimse tencereyi ateşe koymaya cesaret edemez. Ta ki biri çıkıp “Ben başlıyorum” diyene kadar…

Adana’da o cesareti gösteren yürekler var.

Bu şehrin kazananı, kazandığını bu şehirde harcayanları…
Gösterişsiz, sessiz, reklamdan uzak hayırseverleri…

Ve o gecelerden birinde, Seyhan Devlet Hastanesi Acil’in önünde, kepçeyi eline alan bir adam vardı: 
Adil Satan, var. Büyükşehir Belediyesi mesainden sonra,
yanında halkın içinden ekibiyle
Önünde kaynayan kazan…
Ama asıl kaynayan şey, merhametti.
Bir kepçe çorba uzattı birine.
“Buyur abi, için ısınsın” dedi.

Çorba sıcak değildi sadece, insan yerine konmanın sıcaklığıydı o.
Bir başkasına ekmek verdi.
Bir çocuğun başını okşadı.
Bir yaşlının duasını sessizce aldı.
O an anlaşıldı ki, hayırseverlik sadece vermek değildir.
Köprü olmaktır.

Kazanan ile yokluğu iliklerinde hisseden arasında kurulmuş görünmez bir köprü…

O köprüden geçen herkes kazanır.
Alan da, veren de.
Allah bu kadim şehrin hayırseverlerinden razı olsun.
Paylaşmayı bilenlerin sayısını artırsın.
Bir tas çorbayı, bir lokma ekmeği, bir tebessümü çoğaltsın.
Çünkü yokluk geçer…
Ama merhamet kalır.


ŞİİR Dİ BİR TAS ÇORBA

Bir kazan kaynar gecenin ortasında
Ne taş var içinde
Ne de et
İçinde insan var,
İçinde dua var.

Bir kepçe iner karanlığa
Bir el uzanır soğuğa
Bir çorba değil bu
Bir “yalnız değilsin”dir.

Hastane duvarları şahittir
Titreyen dizlere
Isınan kalplere
Ve sessizce edilen
“Allah razı olsun”lara.

Bir ekmek bölünür
Gece ikiye ayrılır
Biri yokluk
Biri umut olur.

Ey Adana
Ey taş çorbanın şehri
Merhamet sende kazan
Paylaşan sende zengin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ali Yazman
(24.01.2026 13:07 - #215)
Adana Büyükşehir Belediyesi ne iş yapıyor.. Festival yapmak ile belediyecilik olmaz. Nerede sosyal belediyecilik...nerede halkçılık..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Aliye Sungurlu
(24.01.2026 13:09 - #216)
Yazıklar olsun büyükşehir belediyesine. Adana halkının sorunları yerine bir zeydan tutturmuş gidiyor. Adana ile ilgilenin. Bu halk size destek verdiği gibi o koltuktan indirmesini de bilirrrr
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Adil Satan
(24.01.2026 14:25 - #217)
Dışardan Hayırsever dostların desteği ile yapılmaktadır
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.