SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

İçimizdeki ben: Duyguların çığlığı

Adana’da bir gün  Sıcak, sadece havada değil; İnsanların içinde de ağır ağır biriken, Adını koyamadıkları bir ağırlık gibi. Adana Şair ve Yazarlar Platformu Bir kapı araladı o gün. Kelimelerin değil, İnsanların kendine açıldığı bir kapı. Ve o kapıdan içeri girenler, Sadece bir söyleşiye değil, Kendi içlerine doğru bir yolculuğa oturdular. Salonun duvarları sessizdi ama İçeride konuşulmayanlar bağırıyordu. Kırgınlıklar, bastırılmış öfkeler, Çocuklukta yarım kalmış sevgiler. Psikolog Yasemin Kutlu Varan konuşmaya başladığında, Sanki herkesin içinde gizlediği bir sır Yavaşça yüzeye çıkıyordu. “İçinize attıklarınız” dedi, “sizi hasta eder.” Bir cümle, Ama yılların yükü saklıydı içinde. Adana İl Halk Kütüphanesi’nin rafları arasında Kitaplar sessizce o an ana tanık oluyordu. Çünkü insanların hikâyeleri daha ağırdı, Daha kırık, Bir adam vardı mesela, Hiç ağlamamış çocukluğundan beri. “Erkek adam ağlamaz” demişlerdi ona. O da gözyaşlarını kalbine gömmüştü. Şimdi başı ağrıyordu. Belki bir migren, Belki de yılların susturduğu bir çığlık. Bir kadın vardı, Hep veren, hiç almayan. Ailesinin “günah keçisi” olmuş, Sevgi yerine sorumluluk yüklenmiş omuzlarına. Midesi yanıyordu. Ama kimse bilmiyordu, Asıl yananın kalbi olduğunu. “Bağırsaklar ikinci beynimizdir” dedi. Psikolog Yasemin Kutlu Varan. Ve bir an herkes sustu. Çünkü anladılar; Yediklerimiz kadar Yuttuklarımız da zehirliyordu bizi. Söylenmeyen sözler, İçte tutulan öfke, Affedilemeyen geçmiş. Hepsi birikiyor, Ve bir gün beden konuşuyordu. Çocukluk. En sessiz ama en gürültülü çağ. Bir oyuncakla başlayan ayrım, Bir cümleyle çizilen sınır. “Kızlar böyle yapmaz” “Erkekler ağlamaz.” Ve büyüyen insanlar, Kendi duygularına yabancı Birer yetişkin. Dışarıda Adana akıyordu Sıcak, kalabalık, hayat dolu. Ama içeride herkes Kendi içindeki çocuğa bakıyordu ilk kez. Bir yüzleşme. Bir fark ediş. Belki de bir başlangıç. Söyleşi bittiğinde, Alkışlar yükseldi ama Asıl ses içlerde yankılandı Mahmut Reyhanioğlu çiçek uzattı, Ama o gün verilen en büyük hediye Farkındalıktı. Ve şimdi, İnsan sadece yaşadıklarıyla değil, Sustuklarıyla da hastalanır. İçimizde bir “ben” var. Konuşmak isteyen, Anlaşılmak isteyen. Eğer onu susturursan, Bir gün bedenin konuşur. Ve o zaman anlarsın; En ağır yük, İçine attıklarındır. Psikolog Yasemin Kutlu Varan insana dokundu. Kahkahalarıyla gerçekleri hatırlattı eyvallah.
Ekleme Tarihi: 11 Nisan 2026 -Cumartesi

İçimizdeki ben: Duyguların çığlığı

Adana’da bir gün 

Sıcak, sadece havada değil;
İnsanların içinde de ağır ağır biriken,
Adını koyamadıkları bir ağırlık gibi.

Adana Şair ve Yazarlar Platformu
Bir kapı araladı o gün.
Kelimelerin değil,
İnsanların kendine açıldığı bir kapı.
Ve o kapıdan içeri girenler,
Sadece bir söyleşiye değil,
Kendi içlerine doğru bir yolculuğa oturdular.

Salonun duvarları sessizdi ama
İçeride konuşulmayanlar bağırıyordu.
Kırgınlıklar, bastırılmış öfkeler,
Çocuklukta yarım kalmış sevgiler.
Psikolog Yasemin Kutlu Varan konuşmaya başladığında,
Sanki herkesin içinde gizlediği bir sır
Yavaşça yüzeye çıkıyordu.

“İçinize attıklarınız” dedi,
“sizi hasta eder.”

Bir cümle,
Ama yılların yükü saklıydı içinde.
Adana İl Halk Kütüphanesi’nin rafları arasında
Kitaplar sessizce o an ana tanık oluyordu.
Çünkü insanların hikâyeleri daha ağırdı,
Daha kırık,
Bir adam vardı mesela,
Hiç ağlamamış çocukluğundan beri.

“Erkek adam ağlamaz”
demişlerdi ona.

O da gözyaşlarını kalbine gömmüştü.
Şimdi başı ağrıyordu.
Belki bir migren,
Belki de yılların susturduğu bir çığlık.

Bir kadın vardı,
Hep veren, hiç almayan.
Ailesinin “günah keçisi” olmuş,
Sevgi yerine sorumluluk yüklenmiş omuzlarına.
Midesi yanıyordu.
Ama kimse bilmiyordu,
Asıl yananın kalbi olduğunu.

“Bağırsaklar ikinci beynimizdir” dedi.
Psikolog Yasemin Kutlu Varan.

Ve bir an herkes sustu.

Çünkü anladılar;
Yediklerimiz kadar
Yuttuklarımız da zehirliyordu bizi.
Söylenmeyen sözler,
İçte tutulan öfke,
Affedilemeyen geçmiş.
Hepsi birikiyor,
Ve bir gün beden konuşuyordu.
Çocukluk.
En sessiz ama en gürültülü çağ.
Bir oyuncakla başlayan ayrım,
Bir cümleyle çizilen sınır.

“Kızlar böyle yapmaz”

“Erkekler ağlamaz.”

Ve büyüyen insanlar,
Kendi duygularına yabancı
Birer yetişkin.

Dışarıda Adana akıyordu
Sıcak, kalabalık, hayat dolu.
Ama içeride herkes
Kendi içindeki çocuğa bakıyordu ilk kez.

Bir yüzleşme.
Bir fark ediş.
Belki de bir başlangıç.

Söyleşi bittiğinde,
Alkışlar yükseldi ama
Asıl ses içlerde yankılandı

Mahmut Reyhanioğlu çiçek uzattı,
Ama o gün verilen en büyük hediye
Farkındalıktı.
Ve şimdi,
İnsan sadece yaşadıklarıyla değil,
Sustuklarıyla da hastalanır.

İçimizde bir “ben” var.

Konuşmak isteyen,
Anlaşılmak isteyen.
Eğer onu susturursan,
Bir gün bedenin konuşur.

Ve o zaman anlarsın;
En ağır yük,
İçine attıklarındır.

Psikolog Yasemin Kutlu Varan insana dokundu. Kahkahalarıyla gerçekleri hatırlattı eyvallah.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.