Toroslar yamacından süzüldü cennet,
Çukurova’ya doğru yeşil bir nefes indi.
Portakal çiçeği sardı havayı,
sanki maranciyeye aşk değdi bu sabah.
Adana kokuyor…
hem tarih, hem bereket, hem umut.
Taş Köprü’nün taşları uyanık,
asırların omzunda gün ağırıyor.
Bir ses düşüyor sabaha:
“Yazıyor!”
Bir çocuk söylüyor bunu,
Anadolu türküsü gibi,
coşkulu, yalın, içten.
Gazete elinde,
umut avuçlarında,
insanlara sadece haber değil
birlik taşıyor.
Her sayfa bereketli topraklar gibi,
okudukça çoğalıyor.
Omuz omuza başlıyor gün Adana’da,
köylü şehirli fark etmeden,
aynı manşette buluşuyor herkes.
Bilgiyle, haberle, hakikatle
dik duruyor bu toprak.
Çukurova yalnız tarla değil,
sözün ekildiği yerdir.
Birlik burada manşet olur,
beraberlik başlığa çıkar.
Ve o çocuk…
Taş Köprü üzerinde,
tarihin gölgesinde
geleceği seslendirir:
“Yazıyor!”
Adana uyanır,
Adana inanır,
Adana yine cennet gibi kokar. artıhaber son baskı haberleri ile okuyucuyla buluşur.



