SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

Yaşar Kemal’in Dünyasında Anadolu İnsanının Anatomisi

Anadolu’yu anlatan çok yazar oldu. Ama Anadolu’yu konuşturan, onun acısını, öfkesini, direncini ve umudunu insan etiyle kemiğiyle ortaya koyan bir isim varsa, o Yaşar Kemal’dir. O, Anadolu’yu uzaktan seyretmedi. Anadolu’nun içinde yürüdü, tarlasında terledi, dağında saklandı, ağıdında ağladı. Bu yüzden onun romanlarında Anadolu insanı bir “tip” değil, canlı bir varlıktır. 1. Yoksulluğun İçinde Onur Taşıyan İnsan Yaşar Kemal’in Anadolu insanı fakirdir ama boynu bükük değildir. İnce Memed açtır ama haysiyetlidir. Taş başında uyur ama zulme diz çökmez. Onun kahramanları şunu öğretir: Yoksulluk insanı küçültmez, zulüm karşısında susmak küçültür. Bu yüzden Yaşar Kemal’de yoksulluk bir kader değil, direnişin gerekçesidir. 2. Doğayla Kardeş, Zulümle Kavgalı Yaşar Kemal’in dünyasında insan, doğadan kopuk değildir. Dağ, kuş, rüzgâr, nehir… Hepsi romanın karakteridir. Anadolu insanı: Toprağı ana bilir Ağacı yoldaş sayar Dağı sığınak, ovayı ekmek kapısı görür Ama aynı insan, toprağı sömüren ağaya, emeğini çalan düzene karşı öfke doludur. Doğaya merhametlidir; insanı ezen insana merhametsizdir. 3. Ağa–Maraba Düzeni: İnsanın İnsanı Ezdiği Yer Yaşar Kemal’in en sert kalemi, adaletsizlik karşısında parlar. Ağa vardır; güçlüdür. Maraba vardır; ezilmiştir. Ama yazar hiçbir zaman “ezilen”i edilgen göstermez. O marabanın içinde: İsyan vardır Sabır vardır Bir gün hesap soracak cesaret vardır İnce Memed bu yüzden sadece bir roman kahramanı değil, Anadolu insanının bastırılmış çığlığıdır. 4. Sözlü Kültürün Destanı: Ağıt, Masal, Efsane Yaşar Kemal’in dili sıradan bir Türkçe değildir. O dil: Ağıt kokar Masal taşır Efsane ile gerçeği yan yana yürütür Anadolu insanı onun eserlerinde konuşurken destan anlatır gibi konuşur. Çünkü bu topraklarda acı da sevinç de büyük yaşanır. 5. Umut: En Büyük Direniş Belki de Yaşar Kemal’in Anadolu insanında en çarpıcı yan şudur: Ne kadar ezilirse ezilsin, umut etmeyi bırakmaz. Bu umut: Bazen bir çocuğun gülüşü Bazen bir başkaldırı Bazen sadece “yarın”dır Ama vardır. Çünkü Yaşar Kemal bilir ki: Umudunu kaybeden insan, yenilgiyi kabul etmiştir. Nihayetinde: Yaşar Kemal, Anadolu insanını anlatmadı; onu insanlığı aynasına yansıttı.  Onun romanlarında Anadolu: Sadece bir coğrafya değil Bir karakter Bir vicdan Bir direniş alanıdır Ve Yaşar Kemal bize şunu miras bıraktı: Bu topraklarda insan, ezilir ama yok olmaz. Susar ama unutmaz. Söz kelama döner.  Kalem susmaz dostlar… Çünkü Anadolu hâlâ anlatılmayı bekliyor.
Ekleme Tarihi: 11 Ocak 2026 -Pazar

Yaşar Kemal’in Dünyasında Anadolu İnsanının Anatomisi

Anadolu’yu anlatan çok yazar oldu.

Ama Anadolu’yu konuşturan, onun acısını, öfkesini, direncini ve umudunu insan etiyle kemiğiyle ortaya koyan bir isim varsa, o Yaşar Kemal’dir.

O, Anadolu’yu uzaktan seyretmedi.
Anadolu’nun içinde yürüdü, tarlasında terledi, dağında saklandı, ağıdında ağladı.
Bu yüzden onun romanlarında Anadolu insanı bir “tip” değil, canlı bir varlıktır.

1. Yoksulluğun İçinde Onur Taşıyan İnsan
Yaşar Kemal’in Anadolu insanı fakirdir ama boynu bükük değildir.
İnce Memed açtır ama haysiyetlidir.
Taş başında uyur ama zulme diz çökmez.
Onun kahramanları şunu öğretir:
Yoksulluk insanı küçültmez, zulüm karşısında susmak küçültür.
Bu yüzden Yaşar Kemal’de yoksulluk bir kader değil, direnişin gerekçesidir.

2. Doğayla Kardeş, Zulümle Kavgalı
Yaşar Kemal’in dünyasında insan, doğadan kopuk değildir.
Dağ, kuş, rüzgâr, nehir… Hepsi romanın karakteridir.
Anadolu insanı:
Toprağı ana bilir
Ağacı yoldaş sayar
Dağı sığınak, ovayı ekmek kapısı görür
Ama aynı insan, toprağı sömüren ağaya, emeğini çalan düzene karşı öfke doludur.
Doğaya merhametlidir;
insanı ezen insana merhametsizdir.

3. Ağa–Maraba Düzeni: İnsanın İnsanı Ezdiği Yer
Yaşar Kemal’in en sert kalemi, adaletsizlik karşısında parlar.
Ağa vardır; güçlüdür.
Maraba vardır; ezilmiştir.
Ama yazar hiçbir zaman “ezilen”i edilgen göstermez.
O marabanın içinde:
İsyan vardır
Sabır vardır
Bir gün hesap soracak cesaret vardır
İnce Memed bu yüzden sadece bir roman kahramanı değil,
Anadolu insanının bastırılmış çığlığıdır.

4. Sözlü Kültürün Destanı: Ağıt, Masal, Efsane
Yaşar Kemal’in dili sıradan bir Türkçe değildir.
O dil:
Ağıt kokar
Masal taşır
Efsane ile gerçeği yan yana yürütür
Anadolu insanı onun eserlerinde konuşurken destan anlatır gibi konuşur.
Çünkü bu topraklarda acı da sevinç de büyük yaşanır.

5. Umut: En Büyük Direniş
Belki de Yaşar Kemal’in Anadolu insanında en çarpıcı yan şudur:
Ne kadar ezilirse ezilsin, umut etmeyi bırakmaz.
Bu umut:
Bazen bir çocuğun gülüşü
Bazen bir başkaldırı
Bazen sadece “yarın”dır
Ama vardır.
Çünkü Yaşar Kemal bilir ki:
Umudunu kaybeden insan, yenilgiyi kabul etmiştir.

Nihayetinde:
Yaşar Kemal, Anadolu insanını anlatmadı;
onu insanlığı aynasına yansıttı. 

Onun romanlarında Anadolu:
Sadece bir coğrafya değil
Bir karakter
Bir vicdan
Bir direniş alanıdır
Ve Yaşar Kemal bize şunu miras bıraktı:
Bu topraklarda insan,
ezilir ama yok olmaz.
Susar ama unutmaz.
Söz kelama döner. 

Kalem susmaz dostlar…

Çünkü Anadolu hâlâ anlatılmayı bekliyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.