SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

"Nasılsın" Sahte Sorusu, "İyiyim" Sahtekârlığı

Sokakta selamlaşırken, işyerinde ayaküstü sohbetlerde, telefonda açılış cümlesi olarak hep aynı kalıpla başlıyoruz: “Nasılsın?” Cevap da ezber: “İyiyim…” Oysa ikisi de yalan. Kimse kimseye gerçekten hâl hatır sormuyor. Kimse de gerçekten iyi değil. Samimiyet yerlerde sürünüyor, sözlerimiz dudaktan çıkıyor ama kalbe inmiyor. Bugünlerde kiminle konuşsan yüzünde bir tebessüm maskesi, cebinde kırık dökük umutlar var. Çünkü gerçek gündem çok ağır: Ekonomi. Bir düşünün; 210 gram ekmek 15 TL. Bir aile günde 5 ekmek alsa 75 TL. Ayda yalnızca ekmek masrafı binleri buluyor. Hadi söyleyin bana, “İyiyim” demek mümkün mü? Bu ülkede kim neye talip olsa, karşısına para çıkıyor. Üniversite okumak için para, hastaneye gitmek için para, evlenmek için para, yaşamak için para… Ama o parayı kazanmak için önce iş lazım. İşsizlikse kapıda bir canavar gibi bekliyor. Toplumun psikolojisi darmadağın. Samimiyetsizlik de buradan besleniyor. İnsan artık içini dökmeye korkuyor; çünkü herkesin derdi kendine yetiyor. “Nasılsın?” sorusu bir nezaket kılıfı, “İyiyim” cevabı ise hayata karşı verilen çaresiz bir yalan. Peki çözüm? Belki önce gerçekten birbirimizi dinlemekten başlamak gerekir. Birbirimize sorular sorarken samimi olmayı, cevabı can kulağıyla duymayı hatırlamak… Sonra da işsiz gençlere iş, emekçilere adaletli bir gelir, sofralara huzur getirecek politikalar talep etmek. Çünkü insanın en büyük yoksulluğu para değil; umut yoksulluğu. Ve umut biterse, işte o zaman hiçbirimizin verecek cevabı kalmaz. O yüzden ben bugün size sahici bir şekilde soruyorum: Nasılsınız?
Ekleme Tarihi: 23 Ağustos 2025 -Cumartesi

"Nasılsın" Sahte Sorusu, "İyiyim" Sahtekârlığı

Sokakta selamlaşırken, işyerinde ayaküstü sohbetlerde, telefonda açılış cümlesi olarak hep aynı kalıpla başlıyoruz:

“Nasılsın?”
Cevap da ezber:
“İyiyim…”

Oysa ikisi de yalan.
Kimse kimseye gerçekten hâl hatır sormuyor. Kimse de gerçekten iyi değil. Samimiyet yerlerde sürünüyor, sözlerimiz dudaktan çıkıyor ama kalbe inmiyor.

Bugünlerde kiminle konuşsan yüzünde bir tebessüm maskesi, cebinde kırık dökük umutlar var. Çünkü gerçek gündem çok ağır: Ekonomi.

Bir düşünün;
210 gram ekmek 15 TL.
Bir aile günde 5 ekmek alsa 75 TL.
Ayda yalnızca ekmek masrafı binleri buluyor.

Hadi söyleyin bana, “İyiyim” demek mümkün mü?

Bu ülkede kim neye talip olsa, karşısına para çıkıyor. Üniversite okumak için para, hastaneye gitmek için para, evlenmek için para, yaşamak için para… Ama o parayı kazanmak için önce iş lazım. İşsizlikse kapıda bir canavar gibi bekliyor.

Toplumun psikolojisi darmadağın. Samimiyetsizlik de buradan besleniyor. İnsan artık içini dökmeye korkuyor; çünkü herkesin derdi kendine yetiyor. “Nasılsın?” sorusu bir nezaket kılıfı, “İyiyim” cevabı ise hayata karşı verilen çaresiz bir yalan.

Peki çözüm?
Belki önce gerçekten birbirimizi dinlemekten başlamak gerekir. Birbirimize sorular sorarken samimi olmayı, cevabı can kulağıyla duymayı hatırlamak… Sonra da işsiz gençlere iş, emekçilere adaletli bir gelir, sofralara huzur getirecek politikalar talep etmek.

Çünkü insanın en büyük yoksulluğu para değil; umut yoksulluğu.
Ve umut biterse, işte o zaman hiçbirimizin verecek cevabı kalmaz.

O yüzden ben bugün size sahici bir şekilde soruyorum:
Nasılsınız?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.