SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

“Gürol Yazıcı gibi bir hoca, zor gelir bir daha..”

Bir topun yere her vuruşunda yankılanan ses, aslında bir hayatın ritmiydi. O ritmi duyanlar bilir; bu sadece bir oyun değildi, bu bir terbiyeydi, bir ahlaktı, bir duruştu. Ve o duruşun adıydı: Gürol Yazıcı. Salonların tozlu zeminlerinde, ter kokusuna karışan umutların içinden nice genç geçti. Kimi eline ilk kez top aldı, kimi hayal kurmayı orada öğrendi. Ama hepsinin ortak bir yanı vardı: Bir hocanın yüreğine dokunmuş olmaları. Gürol Hoca, sadece set çizmeyi öğretmedi, Sadece ribaund almayı, asist yapmayı anlatmadı. O, hayatın sahasında nasıl ayakta kalınır, onu öğretti. Yeri geldi bir baba oldu, Yeri geldi bir dost, Yeri geldi bir sığınak. Onun yetiştirdiği çocuklar büyüdü, serpildi, En “fiyakalı” sahnelere çıktı. Büyük takımların formalarını giydiler, Tribünler onların adını haykırdı. Ama onlar hep bir ismi kalplerinde taşıdı: “Hocamız…” Nice şampiyonluklar yaşandı onunla, Nice zor anlarda ligde kalmanın adı umut oldu. Amatör ruhun sönmeye yüz tuttuğu yerde, O bir kıvılcım gibi düştü yüreklere. Bir damla su gibi can verdi susuz kalmış hayallere… Şimdi. Salonlar yine var, toplar yine sektiriliyor. Ama bir ses eksik. Bir bakış, bir omuz dokunuşu, bir  “aferin evlat” eksik. Çünkü o artık Toprağın sessizliğine karıştı. Bir damla suyla gelen, Toprakla buluşan her hayat gibi O da hakka yürüdü. Bugün basketbol dünyası hüzünlü. Çünkü herkes bilir ki, Böyle hocalar kolay yetişmez. Ve bazı isimler vardır, Yerleri dolmaz, sadece anılır. Şimdi kulislerde, salon kenarlarında aynı cümle dolaşıyor: “Gürol Yazıcı gibi bir hoca, zor gelir bir daha.” Ve bir yandan da dostlukların ince sızısı. Bizim dostumuz Kamil Yalçın Göl’ün yüreğine düşen ateş. Bir kayıp sadece spor camiasının değil, Bir ailenin, bir dostluğun, bir hatıranın kaybıdır aynı zamanda. Başın sağ olsun basketbol dünyası. Başın sağ olsun dostum. Ama biz biliyoruz… Bir gün bir çocuk topu eline alıp doğru adımı attığında, Bir genç pes etmeyip son saniyeye kadar mücadele ettiğinde, Bir oyuncu “hocam böyle demişti” dediğinde. İşte o zaman… Gürol Yazıcı yeniden salonlarda yaşayacak.
Ekleme Tarihi: 26 Mart 2026 -Perşembe

“Gürol Yazıcı gibi bir hoca, zor gelir bir daha..”

Bir topun yere her vuruşunda yankılanan ses, aslında bir hayatın ritmiydi.

O ritmi duyanlar bilir; bu sadece bir oyun değildi, bu bir terbiyeydi, bir ahlaktı, bir duruştu.
Ve o duruşun adıydı: Gürol Yazıcı.

Salonların tozlu zeminlerinde, ter kokusuna karışan umutların içinden nice genç geçti.
Kimi eline ilk kez top aldı, kimi hayal kurmayı orada öğrendi.
Ama hepsinin ortak bir yanı vardı:
Bir hocanın yüreğine dokunmuş olmaları.

Gürol Hoca, sadece set çizmeyi öğretmedi,
Sadece ribaund almayı, asist yapmayı anlatmadı.
O, hayatın sahasında nasıl ayakta kalınır, onu öğretti.
Yeri geldi bir baba oldu,
Yeri geldi bir dost,
Yeri geldi bir sığınak.

Onun yetiştirdiği çocuklar büyüdü, serpildi,
En “fiyakalı” sahnelere çıktı.
Büyük takımların formalarını giydiler,
Tribünler onların adını haykırdı.

Ama onlar hep bir ismi kalplerinde taşıdı:

“Hocamız…”

Nice şampiyonluklar yaşandı onunla,
Nice zor anlarda ligde kalmanın adı umut oldu.

Amatör ruhun sönmeye yüz tuttuğu yerde,
O bir kıvılcım gibi düştü yüreklere.
Bir damla su gibi can verdi susuz kalmış hayallere…
Şimdi.

Salonlar yine var, toplar yine sektiriliyor.
Ama bir ses eksik.
Bir bakış, bir omuz dokunuşu, bir 

“aferin evlat” eksik.

Çünkü o artık
Toprağın sessizliğine karıştı.

Bir damla suyla gelen,
Toprakla buluşan her hayat gibi
O da hakka yürüdü.

Bugün basketbol dünyası hüzünlü.

Çünkü herkes bilir ki,
Böyle hocalar kolay yetişmez.
Ve bazı isimler vardır,
Yerleri dolmaz, sadece anılır.

Şimdi kulislerde, salon kenarlarında aynı cümle dolaşıyor:

“Gürol Yazıcı gibi bir hoca, zor gelir bir daha.”

Ve bir yandan da dostlukların ince sızısı.
Bizim dostumuz Kamil Yalçın Göl’ün yüreğine düşen ateş.

Bir kayıp sadece spor camiasının değil,
Bir ailenin, bir dostluğun, bir hatıranın kaybıdır aynı zamanda.

Başın sağ olsun basketbol dünyası.

Başın sağ olsun dostum.

Ama biz biliyoruz…
Bir gün bir çocuk topu eline alıp doğru adımı attığında,
Bir genç pes etmeyip son saniyeye kadar mücadele ettiğinde,
Bir oyuncu “hocam böyle demişti” dediğinde.

İşte o zaman…
Gürol Yazıcı yeniden salonlarda yaşayacak.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.