Narenciyenin başkenti Çukurova ilçesi.
Ve güler yüzlü Belediye Başkanı Emrah Kozay.
İlk satırlarımla sizi tebrik ederek başlıyorum bu hikâyeye.
Yerel Gazeteler Güç Birliği Platformu olarak
Çukurova Belediyesi Meclis toplantısı öncesinde
kapını çaldık.
Takvimler sıradan bir günü gösteriyordu
ama biz, o güne 25 dakikalık bir ömür sığdırdık.
Kapıda karşıladın bizi.
Öyle bir tebessüm ki
sadece el sıkmadın,
yüreğini uzattın bize.
Samimiyet dediğin şey
bazen bir sarılışta gizlidir,
biz o an anladık.
Gözlerim bir duvara takıldı sonra,
Bir fotoğraf.
Mustafa Kemal Atatürk
mavi gözleriyle bir vatandaşa bakıyor,
eli omzunda.
Sanki zaman durmuş,
sanki o bakış hâlâ bu toprakları koruyor.
Ve ben, o fotoğrafın o makamda oluşuna
teşekkür ettim içimden, yüksek sesle.
Sonra masaya kaydı bakışlarım.
Yerel gazeteler.
Sayfalar dolusu emek,
mürekkep kokan alın teri.
Bir başkanın masasının üzerinde
yerel basının nefes alması
bizi en çok mutlu eden detay oldu.
Bir akvaryum vardı masanda.
İçinde sessizce yüzen balıklar.
Hayata saygının küçük ama derin bir işareti.
“Hayvan sever bir başkansınız” dedim,
gözlerindeki ışık cevabıydı zaten.
İkram faslı geldi sonra,
Bitkisel çaylar.
Tarçınlı ıhlamurun sıcaklığı
sohbetin samimiyetine karıştı.
Bir yudum aldım,
sanki Çukurova’nın kokusunu içtim.
Ve o soru,
Heyetimizin dışına taşan,
ama içimizden gelen:
“Bu narenciye diyarında
bir etkinlik kaçınılmaz değil mi?”
Cevabın samimiydi,
Gerçekti.
Ve ağırdı.
Platform Başkanımız Kamil Yalçın Göl’ün
spor üzerine sorularına verdiğin yanıtla
bir başka kapı açıldı:
“Çukurova Belediyemizin 2 milyon bütçesi var,
personelimize 1 milyon 900 bin TL maaş ödüyoruz.”
Bir cümle
Ama içinde gerçeklerin yükü vardı.
Ve ben o an şunu hissettim:
Bu sözler süslenmemişti,
yürekten çıkmıştı.
Yine de sordum.
“Siz narenciyenin başkentisiniz,
bu konuda bir çalışma var mı?”
Cevabın;
heyecanımı zirveye taşıdı:
“Fresh meyve suyu üzerine çalışmalarımız var”
İşte o an
bir çiftçinin yüzünde açan tebessümü gördüm,
henüz doğmamış bir projenin
umut kokan sesini duydum.
Ve son sözümüzü bıraktık oraya:
“Adı Çukurova Meyve Suyu olsun ”
Tebessüm ettin.
Belki bir fikir,
belki bir başlangıçtı.
Ve biz,
25 dakikanın sonunda
bir hatıra fotoğrafına sığdırdık
bu hikâyeyi.
Ama aslında
o fotoğrafa sığan şey
bir ziyaret değil,
bir samimiyetti.
Yolun açık olsun
Çukurova Belediyesi.
Çünkü bazı şehirler
projelerle değil,
insanla büyür.
O insanlğı Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay'da gördüm



