SİXT
SİXT-2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

Büyük Saat Kulesi Adana'nınTaştan Şiiri'dir

Adana’nın eski sokaklarında sabah güneşi ağır ağır yükselirken, taş duvarların arasında bir gölge uzar gökyüzüne… O gölge, yılların sessiz nöbetçisi olan Büyük Saat Kulesi’dir. Bir zamanlar Çukurova’nın sıcağında çalışan esnafın, çarşıya gelen yolcunun, uzaktan gelen kervanların zamanı öğrenmek için başını kaldırdığı o yüksek taş yapı… Rivayet ederler ki, bu kuleyi yaptırma fikri doğduğunda dönemin valisi Ziya Paşa Adana’nın kalbine bir zaman nişanı dikmek istemişti. Ömrü yetmedi belki ama niyeti taşlara işlenmişti. Onun ardından görevi devralan Abidin Paşa bu emaneti tamamladı. Ve böylece 1880’li yılların Adana’sında taş ustalarının çekici, keskiyle konuştu. Kesme taşlar sabırla üst üste kondu, her taş bir dua gibi yükseldi göğe. Kule büyüdü… Büyüdükçe çarşı küçüldü yanında. Yanında Kazancılar Çarşısı sabahın erken saatlerinde uyanır, biraz ötede Adana Ulu Camii minarelerinden ezan yükselir. Saat kulesi ise hepsini sessizce dinler. Her saat başı çarkları döner, zamanın kalbi gibi atar. Nice aşklar orada söz verdi… Nice asker orada vedalaştı… Nice yolcu “Saat Kulesi’nin altında buluşalım” diyerek Adana’nın kalbini adres gösterdi. Yıllar geçti. Savaşlar oldu, barışlar oldu. Çukurova’ya pamuk bereketi geldi, şehir büyüdü, yollar değişti. Ama kule değişmedi. O hâlâ gökyüzüne bakar ve Adana’nın yüzyıllık hikâyesini taş hafızasında saklar. Çünkü bazı yapılar bina değildir… Bazıları zamandır. Ve Büyük Saat Kulesi, Adana’da zamanın taşa yazılmış şiiridir.
Ekleme Tarihi: 16 Mart 2026 -Pazartesi

Büyük Saat Kulesi Adana'nınTaştan Şiiri'dir

Adana’nın eski sokaklarında sabah güneşi ağır ağır yükselirken,

taş duvarların arasında bir gölge uzar gökyüzüne…

O gölge, yılların sessiz nöbetçisi olan Büyük Saat Kulesi’dir.

Bir zamanlar Çukurova’nın sıcağında çalışan esnafın,
çarşıya gelen yolcunun,
uzaktan gelen kervanların zamanı öğrenmek için başını kaldırdığı
o yüksek taş yapı…

Rivayet ederler ki,
bu kuleyi yaptırma fikri doğduğunda
dönemin valisi Ziya Paşa
Adana’nın kalbine bir zaman nişanı dikmek istemişti.

Ömrü yetmedi belki ama niyeti taşlara işlenmişti.
Onun ardından görevi devralan
Abidin Paşa
bu emaneti tamamladı.

Ve böylece 1880’li yılların Adana’sında
taş ustalarının çekici, keskiyle konuştu.

Kesme taşlar sabırla üst üste kondu,
her taş bir dua gibi yükseldi göğe.

Kule büyüdü…
Büyüdükçe çarşı küçüldü yanında.
Yanında Kazancılar Çarşısı sabahın erken saatlerinde uyanır,
biraz ötede Adana Ulu Camii minarelerinden ezan yükselir.

Saat kulesi ise hepsini sessizce dinler.
Her saat başı
çarkları döner,
zamanın kalbi gibi atar.

Nice aşklar orada söz verdi…
Nice asker orada vedalaştı…
Nice yolcu “Saat Kulesi’nin altında buluşalım” diyerek
Adana’nın kalbini adres gösterdi.
Yıllar geçti.
Savaşlar oldu, barışlar oldu.

Çukurova’ya pamuk bereketi geldi,
şehir büyüdü, yollar değişti.
Ama kule değişmedi.
O hâlâ gökyüzüne bakar
ve Adana’nın yüzyıllık hikâyesini
taş hafızasında saklar.

Çünkü bazı yapılar bina değildir…
Bazıları zamandır.
Ve Büyük Saat Kulesi,
Adana’da zamanın
taşa yazılmış şiiridir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.