CASPER-1
CASPER2
REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

ATO'da Başkan Mehmet Şahbaz Farkı

Bir portakal fotoğrafı, bir mandalina ikramı ve Adana için güzel umutlar… Bazı ziyaretler vardır; kapıdan girerken bir nezaket buluşması olarak başlar, ayrılırken insanın zihninde güzel düşünceler ve umutlar bırakır. Yerel Medya Güçbirliği Platformu Başkanı Kamil Yalçın Göl ve yönetim kurulu üyeleri olarak Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahbaz’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Amacımız, yeni görevinde başarı dileklerimizi iletmekti. Ancak sohbetimiz kısa sürede Adana'nın ticaretine, ekonomisine, esnafına, çiftçisine ve kentimizin geleceğine uzandı. Başkan Mehmet Şahbaz'ın misafirperverliği gerçekten takdire değerdi. Yaklaşık 25 dakikalık görüşmemizde Adana'nın ekonomik sıkıntılarını, ticaret erbabının beklentilerini ve çözüm yollarını konuştuk. Fakat benim gözüm, makam odasının duvarında asılı duran bir fotoğrafa takılmıştı. Öyle sıradan bir fotoğraf değildi. Mustafa Kemal Atatürk, portakal ağaçlarının arasında, elinde bir portakalla tarihe not düşüyordu. Ağacın dalları meyveyle doluydu. Bir fotoğraf karesine sığdırılmış koca bir memleket sevdası vardı sanki. Atatürk'ün üretime, tarıma ve yerli değerlere verdiği önemi hatırlatan bu görüntü, makam odasına ayrı bir anlam katıyordu. Sonra gözlerim makam masasının önündeki sehpanın üzerine yöneldi. İkramların arasında mandalina vardı. İşte o an düşündüm… Narenciyenin başkentlerinden Adana'da, çiftçinin emeğinin ve toprağın bereketinin bir ticaret odasında böylesine görünür olması ne güzel bir incelikti! Bir tarafta Atatürk'ün elindeki portakal, diğer tarafta Adana'nın bereketli topraklarından gelen mandalina… Bazen bir fotoğraf, bazen de küçük bir ikram, uzun uzun anlatılmak istenen düşünceleri tek başına anlatır. Bu ayrıntıyı Başkan Mehmet Şahbaz'a da sordum. Adana Ticaret Odası'na ziyarete gelen konuklara portakal, mandalina ve limondan oluşan bir hediye çantası verilmesinin düşünüldüğünü, bunun da bir müjde olduğunu ifade etti. Doğrusu bu düşünceyi çok anlamlı buldum. Çünkü Adana'nın narenciyesi yalnızca bir tarım ürünü değildir; alın teridir, üretimdir, istihdamdır ve kentin kimliğidir. Adana'nın bereketini misafire hediye etmek, aslında Adana'yı tanıtmaktır. Görüşmemizde Başkan Şahbaz'ın gelecek döneme ilişkin hedefleri de dikkat çekiciydi. Meslek komiteleri aracılığıyla ticaret odası üyelerine yönelik seminerler düzenleneceğini, iş dünyasının bilimsel bilgiyle buluşturulması için üniversitelerle iş birliği projelerinin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini öğrendik. Ticaretin sınırları aşması, üyelerin yeni pazarlara ulaşması, esnafın ve tüccarın gelişen dünyaya ayak uydurması için çalışmalar yapılacağının mesajları verildi. Çiftçilerle, esnaf ve sanatkârlarla güçlü bir bağ kurulması; üyelerin işlemlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi de dile getirilen hedefler arasındaydı. Bütün bunlar, Adana'nın ticari hayatı adına üzerinde durulması gereken önemli başlıklardı. Elbette güzel sözlerin değerini zaman içerisinde hayata geçen projeler gösterecek. Çünkü Adana'nın artık kaybedecek zamanı yok. Çiftçi ürettiğinin karşılığını, esnaf emeğinin değerini, tüccar ise önünü görebileceği güvenli bir ticaret ortamını istiyor. Biz gazetecilere düşen de bu beklentileri dile getirmek, yapılan güzel işleri kamuoyuyla paylaşmak ve verilen sözlerin takipçisi olmaktır. Ziyaretimizin sonunda bir başka ayrıntı daha dikkatimi çekti. ATO'nun makam odası ve koridorları, hayırlı olsun ziyaretlerinde getirilen saksı çiçekleriyle adeta bir bahçeye dönüşmüştü. Her tarafta çiçekler, yüzlerde tebessüm vardı. Dilerim bu çiçeklerin açtığı güzellik, Adana ekonomisinde de karşılığını bulur. Sayın Mehmet Şahbaz ve yönetim kuruluna yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. Çünkü bizim beklentimiz yalnızca bir makamın başarılı olması değil; Adana'nın çiftçisinin, esnafının, tüccarının ve üreticisinin kazanmasıdır. Unutmayalım; Adana'nın toprağı bereketli, insanı çalışkan, potansiyeli büyüktür. Yeter ki bu bereketi ortak akılla, bilimle ve dayanışmayla ticarete dönüştürelim. Bir portakal fotoğrafından bir mandalina ikramına uzanan bu ziyaretin ardından aklımda tek bir düşünce kaldı: Adana'nın geleceği üretimde, yerli değerlerine sahip çıkmakta ve birlikte hareket etmekte saklıdır.
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2026 -Salı

ATO'da Başkan Mehmet Şahbaz Farkı

Bir portakal fotoğrafı, bir mandalina ikramı ve Adana için güzel umutlar…

Bazı ziyaretler vardır; kapıdan girerken bir nezaket buluşması olarak başlar, ayrılırken insanın zihninde güzel düşünceler ve umutlar bırakır.

Yerel Medya Güçbirliği Platformu Başkanı Kamil Yalçın Göl ve yönetim kurulu üyeleri olarak Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahbaz’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.

Amacımız, yeni görevinde başarı dileklerimizi iletmekti. Ancak sohbetimiz kısa sürede Adana'nın ticaretine, ekonomisine, esnafına, çiftçisine ve kentimizin geleceğine uzandı.

Başkan Mehmet Şahbaz'ın misafirperverliği gerçekten takdire değerdi. Yaklaşık 25 dakikalık görüşmemizde Adana'nın ekonomik sıkıntılarını, ticaret erbabının beklentilerini ve çözüm yollarını konuştuk.

Fakat benim gözüm, makam odasının duvarında asılı duran bir fotoğrafa takılmıştı.

Öyle sıradan bir fotoğraf değildi.

Mustafa Kemal Atatürk, portakal ağaçlarının arasında, elinde bir portakalla tarihe not düşüyordu. Ağacın dalları meyveyle doluydu. Bir fotoğraf karesine sığdırılmış koca bir memleket sevdası vardı sanki.

Atatürk'ün üretime, tarıma ve yerli değerlere verdiği önemi hatırlatan bu görüntü, makam odasına ayrı bir anlam katıyordu.

Sonra gözlerim makam masasının önündeki sehpanın üzerine yöneldi. İkramların arasında mandalina vardı.

İşte o an düşündüm…

Narenciyenin başkentlerinden Adana'da, çiftçinin emeğinin ve toprağın bereketinin bir ticaret odasında böylesine görünür olması ne güzel bir incelikti!

Bir tarafta Atatürk'ün elindeki portakal, diğer tarafta Adana'nın bereketli topraklarından gelen mandalina…

Bazen bir fotoğraf, bazen de küçük bir ikram, uzun uzun anlatılmak istenen düşünceleri tek başına anlatır.

Bu ayrıntıyı Başkan Mehmet Şahbaz'a da sordum. Adana Ticaret Odası'na ziyarete gelen konuklara portakal, mandalina ve limondan oluşan bir hediye çantası verilmesinin düşünüldüğünü, bunun da bir müjde olduğunu ifade etti.

Doğrusu bu düşünceyi çok anlamlı buldum. Çünkü Adana'nın narenciyesi yalnızca bir tarım ürünü değildir; alın teridir, üretimdir, istihdamdır ve kentin kimliğidir.

Adana'nın bereketini misafire hediye etmek, aslında Adana'yı tanıtmaktır.

Görüşmemizde Başkan Şahbaz'ın gelecek döneme ilişkin hedefleri de dikkat çekiciydi. Meslek komiteleri aracılığıyla ticaret odası üyelerine yönelik seminerler düzenleneceğini, iş dünyasının bilimsel bilgiyle buluşturulması için üniversitelerle iş birliği projelerinin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini öğrendik.

Ticaretin sınırları aşması, üyelerin yeni pazarlara ulaşması, esnafın ve tüccarın gelişen dünyaya ayak uydurması için çalışmalar yapılacağının mesajları verildi.

Çiftçilerle, esnaf ve sanatkârlarla güçlü bir bağ kurulması; üyelerin işlemlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi de dile getirilen hedefler arasındaydı.

Bütün bunlar, Adana'nın ticari hayatı adına üzerinde durulması gereken önemli başlıklardı.

Elbette güzel sözlerin değerini zaman içerisinde hayata geçen projeler gösterecek. Çünkü Adana'nın artık kaybedecek zamanı yok. Çiftçi ürettiğinin karşılığını, esnaf emeğinin değerini, tüccar ise önünü görebileceği güvenli bir ticaret ortamını istiyor.

Biz gazetecilere düşen de bu beklentileri dile getirmek, yapılan güzel işleri kamuoyuyla paylaşmak ve verilen sözlerin takipçisi olmaktır.

Ziyaretimizin sonunda bir başka ayrıntı daha dikkatimi çekti. ATO'nun makam odası ve koridorları, hayırlı olsun ziyaretlerinde getirilen saksı çiçekleriyle adeta bir bahçeye dönüşmüştü. Her tarafta çiçekler, yüzlerde tebessüm vardı.

Dilerim bu çiçeklerin açtığı güzellik, Adana ekonomisinde de karşılığını bulur.

Sayın Mehmet Şahbaz ve yönetim kuruluna yeni görevlerinde başarılar diliyoruz.

Çünkü bizim beklentimiz yalnızca bir makamın başarılı olması değil; Adana'nın çiftçisinin, esnafının, tüccarının ve üreticisinin kazanmasıdır.

Unutmayalım; Adana'nın toprağı bereketli, insanı çalışkan, potansiyeli büyüktür. Yeter ki bu bereketi ortak akılla, bilimle ve dayanışmayla ticarete dönüştürelim.

Bir portakal fotoğrafından bir mandalina ikramına uzanan bu ziyaretin ardından aklımda tek bir düşünce kaldı:

Adana'nın geleceği üretimde, yerli değerlerine sahip çıkmakta ve birlikte hareket etmekte saklıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artihabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.