Bu yıl sinemanın ışığı mikroplastikle kirletilen suya tutuluyor
Bu yıl sinemanın ışığı mikroplastikle kirletilen suya tutuluyor
26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde 33’üncüsü yapılacak Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde, her yıl toplumsal sorunlara değinmek ve farkındalık yaratmak üzere belirlenen motto, bu yıl çevre bilinciyle oluşturuldu.
26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde 33’üncüsü yapılacak Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde, her yıl toplumsal sorunlara değinmek ve farkındalık yaratmak üzere belirlenen motto, bu yıl çevre bilinciyle oluşturuldu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin 33’üncüsünü yapacak olmanın gururunu ve heyecanını yaşadıklarını belirterek, ülkenin en önemli ve etkili film festivallerinden biri olan Altın Koza’da her yıl toplumsal, çevresel ve sosyal konularda farkındalık yaratmaya yönelik motto ve temalarla, festivalin sinerjisini, çeşitli sorunların çözümüne aktarmaya çalıştıklarını söyledi.
BU YIL SİNEMANIN IŞIĞI MİKROPLASTİKLE KİRLETİLEN SUYA TUTULUYOR
Bu yıl festivalin görsel tasarımında sinemanın ışığının mikroplastikle kirletilen suya tutulduğunu belirten Güngör Geçer şunları söyledi: “Çünkü perdeye yansıyan her hikâye gibi, dünyanın ve yaşadığımız şehirlerin hikâyesinin de nasıl devam edeceğine biz karar vereceğiz. Son yıllarda Adana’daki geri dönüşüm tesislerinde işlenmek üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ithal edilen atıkların bir kısmının suya ve toprağa atıldığını görüyoruz. Bu da yüzyıllarca sürecek çevre kirliliğine neden oluyor. Bugünümüzü ve çocuklarımıza sunacağımız geleceğimizi kendi ellerimizle kirletmeye hiç birimizin hakkı yok. Türkiye’nin ithal ettiği atığın yüzde 60’ı Adana ve Mersin’e geliyor. Geçtiğimiz günlerde Adana’da gerçekleştirdiğimiz ‘Mikroplastik Kirliliği’ konulu forumda, bilim insanları konuyu bütün ayrıntılarıyla ele aldı. Ardından 33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin mottosunu, temasını bu sorundan yola çıkıp belirleyerek, konuya yeniden dikkat çekmek istedik. Çocuklarımıza temiz su, temiz toprak ve yaşanabilir çevre bırakmalıyız. Nehirlerimiz, göllerimiz, sulama kanallarımız ve denizlerimiz mikroplastik atıklardan temizlenmeli ve bir daha atılmaları kesinlikle engellenmelidir. Bunu da bütün kurum ve kuruluşların iş birliği içinde çalışması ve konuyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturulmasıyla başarabiliriz. Bu yolda sanatın gücünü de arkamıza almak ve ithal edilen atıkların bertaraf edilemeyen bölümlerinin çevreye atılarak doğamızın kirletilmesinin önüne geçmek istiyoruz.”
PLASTİK ATIK SORUNU ÇOK YÖNLÜ VE AĞIR TAHRİBATI OLAN BÜYÜK BİR SORUNDUR
Adana’nın ve bölgenin geleceği açısından konunun önemine değinen Güngör Geçer şöyle devam etti: “İthal atıkların geri dönüştürülemeyen bölümleri tamamen bertaraf edilemeyecekse ya ithalat kısıtlanmalı ya da yasaklanmalıdır. Çocuklarımızın geleceği her şeyden önemlidir. Bizim çocuklarımız, doğamız, suyumuz, toprağımız, Avrupa’da olduğundan önemsiz, değersiz değil. Gezegeni bir bütün olarak düşünmek gerekir. Bir noktada oluşacak kirliliğin, dünyanın tamamını etkileyeceği unutulmamalı. Tarım bölgesi olan Çukurova’da bu sorunun devam etmesi halinde gıda güvenliğinin de tehlikeye gireceğini öngörmek zor değil.
Plastikler parçalandıkça ortaya çıkan mikroplastikler; su kaynaklarına, toprağa, deniz ekosistemine ve besin zincirine ulaşabilen, boyutları nedeniyle tespit edilmesi ve kontrol edilmesi çok daha zor olan ciddi bir çevre sorununa dönüşmektedir.
Burada toprağın ve suyun kirlenmesi yalnızca bugünün çevre sorununu yaratmaz, yarının gıdasını da tehdit eder. Dolayısıyla plastik atık meselesine yalnızca ‘atık’ olarak bakamayız. Bu mesele aynı zamanda su meselesidir, tarım meselesidir, ekonomi meselesidir, halk sağlığı meselesidir ve gelecek meselesidir. Adana Büyükşehir Belediyesi olarak biz, sorunu çözmek için gerçekleştirilecek ortak çalışmanın içerisinde üzerimize düşen her türlü katkıyı ve desteği sunmaya hazırız.”
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, 33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin simgesi olan görsel tasarımın bu konuya dikkat çekecek şekilde hazırlandığını, festival mottosunun da çevreyi ve doğayı korumaya yönelik mesaj ve çalışmalar içerdiğini aktardı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



